Ana içeriğe atla

Öfke


Çaresiz bir öfke var üzerimde. Öfkeliyim ve çaresizim. Sisteme öfkeliyim, bana daha iyisini sunmadığı için, öfkeliyim daha iyisini önceden bilmediğim için. Çaresizim çünkü sistemin içindeyim ve ona uymak zorundayım. Bitmiyor. Asla bitmiyor. Yani evet hayat bir yolculuk, öğrenmeyi asla bırakmayacağımız bir yolculuk. Ama… Allah aşkına ya aldığım eğitimin beni yetkin hissettirecek programa sahip olması gerekiyordu. PDR öğrencileri uygulamalı dersler alırken ve meslek hayatına hazır olacak şekilde eğitim görürken psikolojideki bu unutulmuşluk, bu önemsenmemezlik nedir ya? 4 senelik lisans eğitimimi tamamladım ve zaman kaybı olarak görüyorum. Tabiki bana hiçbir şey katmadı değil. Evet öğrendim, psikolog olmanın etiğini öğrendim en temelde. Ama nerede benim öz güvenim. Senin işin beni yalnızca hata yapmaktan korkutmak değil. Senin işin hatayı en aza indirgeyebilecek şekilde bana eğitim vermen ya da bu hatayla baş edebilmeyi öğretmen. Yüksek lisansı bitirdim. Hala yolun başındayım. HALA! Yoruldum. Bıktım. Vazgeçmek istemiyorum ama motivasyonum düşük. Eğitim almış olmama rağmen hala başarılı değilim. Bitmedi. Daha yeni başlıyor. Asıl şimdi başlıyor. Peki hazır mıyım? Hayır, değilim. O yüzden de işe giremiyorum. Tecrübe olmadan babanız bile sizi ciddiye alınacak biri olarak görmüyor. Bana eğitimde bu başarısızlık korkusunu, bu hata yapma korkusunu aşılayan herkese öfkeliyim. Tabiki insanla çalışıyoruz ve en temel ilkemiz zarar vermemek. BENİM DE BÖYLE BİR NİYETİM YOK ZATEN! Ama Allah aşkına bana bu kadar korku aşılanırken, benim özgüvenim bu kadar zedelenirken tecrübeli, isim yapmış bir psikiyatrist hiç rahatsızlık duymadan beni incitebiliyor sözleriyle. Ben kesinlikle bana yapılan zararı başka birine yapabileceğimi ve aynı umursamazlıkta, kibirle işime devam edebileceğimi hiç sanmıyorum. 

Bu öfkeyi hisseden yalnızca ben miyim? Herkes elindekilerle iyi bir şekilde baş edebiliyor gibi görünüyor. Beceriksizliği ve utancı hissetmekten bıktım. Hissetmesi gerekenler utanmazken bana bu kadar utanç hissettiren sistemden memnun değilim. Utanç hissetmekten yoruldum. 

Daha para kazanmaya başlamazken daha fazla eğitim almam gerekiyor ve bu eğitimler ucuz da değil. Benim bu donanımı okuldan almış olmam gerekmiyor muydu? Bu sistemde kendinizi gösteremiyorsanız sahip olduğunuz insani değerlerin psikolojide bile bir önemi kalmıyor. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rüyalar

Rüyalarım bazen film gibi oluyor. Uyanıkken aklımda kuramayacağım, bütünlüğünü sağlayamayacağım hikayelerde buluyorum kendimi. Keyifli de oluyor. Beynimiz ne kadar ilginç şeyler beceriyor, bazen korkulacak dereceye ulaşsa da. Rüyada gördüklerimiz algılarımızı etkiliyor, bazen gerçeklikte kendiyle uyuşacak bir şey buluyor ve işte o anda rüyada gördüğünüz şey gerçekmiş gibi yaşanıyor. Gerçeklikte duyumsadığımız şey rüyamıza giriyor, rüyada algıladığımız şey gerçekliğe kayıyor.   Stephen King gibi rüyalarımı kaleme alabilsem ne kadar güzel olurdu. O bir anda kendimi içinde bulduğum dünyalardan romanlar çıkarabilsem, somut bir şeye dökebilsem. Burada bellek, bilinç ve bilinçaltı devreye giriyor işte. Uyandıktan saniyeler sonra kendini o kadar içinde hissettiğin dünya soluklaşıyor, uzaklaşıyor, ayrıntıları yitiriyorsun, silikleşiyor. Daha da ilginci yazmaya hiç yeltenmediğim türde dünyalara gidiyorum, fantastik maceralar yaşıyorum. Bazen içinde bulunduğum dünya karanlık ve distopik de o...

bir arkadaşın var

 Bazen acı çekersiniz, anlaşılmak istersiniz ama karşı tarafta bir yankısını bulamazsınız ya, en yakınlarınızda bile. Sonra bir kitap okursunuz, bir şarkı dinlersiniz. Bağ kurarsınız yazarla, şarkıcıyla ya da her kimse. Uzaklarda yaşıyordur, başka bir dili konuşuyordur, hatta ölmüştür çoktan. Fakat günlük hayatta yanınızdan geçip gidenlerden daha yakın hissedersiniz kendinizi ona. Birbirinizin yalnızlığını tanırsınız. Bu hissi paha biçilemez buluyorum.  Lady Gaga'nın bu performansını açıp tekrar tekrar dinliyorum. İçimdeki arkadaşlık hissini hayallerle canlı tutmamı sağlıyor. Başında yaptığı konuşma da beni çok etkiliyor. Bu yüzden her defasında dinlerken o konuşmayı da atlamıyorum kesinlikle. Tam da yukarıda konuştuğum şeyi anlatıyor aslında. Diyor ki; lise zamanlarımda çok zorlu geceler geçirirdim, kaygı içerisinde. Ertesi gün okula gitmek ve dünyayla yüzleşmek istemezdim. İşte o zamanlar bütün gece babamın odasına kapanır ve bu şarkıyı dinlerdim. Ve ekliyor; Carol (Carol Ki...

Arkadaşlıkta reddedilen taraf olmak

Merhaba, 27 yaşındayım ve bu yaşıma kadar dışlanma ve reddedilme durumlarını yaşadım. Hala yaşıyorum ve daha da yaşayacakmışım gibi duruyor. İnsanlarla ilişki kurma konusunda kreşten başlayan bir problemim oldu. O zamanlar bile ya tek kişiyle oynardım ya da tek başıma kalırdım. Söylediğim zaman bana inanmayanlar, katılmayanlar olsa da insan ilişkileri konusunda pek becerikli olduğumu düşünmüyorum. Beni etkileyen büyük dışlanma deneyimim ortaokulda oldu. Kreşte de pek arkadaşım yoktu ama o zamanlar daha fazla arkadaş isteğim de yoktu. Kendimde böyle bir problem olduğunu gördüğümde, bunu fark ettiğimde arkadaş sayısını ve arkadaşlıklarımın kalitesini daha fazla dert edinmeye başladım. Gruplara uyum sağlamakta hep sorun yaşadım. Kendimi gruba ait hissetmedim, ait olmak da istemedi bir yanım. Sırf yalnız kalmamak adına uyum sağlamaya çalıştığım oldu. Yalnız kalmak sorun değil aslında, senin seçimin olduğu sürece. Ben bu sorunu çözmek istedim. Çocukluğumdan beri değişim geçirdiğimi ve kendi...