Bazen acı çekersiniz, anlaşılmak istersiniz ama karşı tarafta bir yankısını bulamazsınız ya, en yakınlarınızda bile. Sonra bir kitap okursunuz, bir şarkı dinlersiniz. Bağ kurarsınız yazarla, şarkıcıyla ya da her kimse. Uzaklarda yaşıyordur, başka bir dili konuşuyordur, hatta ölmüştür çoktan. Fakat günlük hayatta yanınızdan geçip gidenlerden daha yakın hissedersiniz kendinizi ona. Birbirinizin yalnızlığını tanırsınız. Bu hissi paha biçilemez buluyorum.
Lady Gaga'nın bu performansını açıp tekrar tekrar dinliyorum. İçimdeki arkadaşlık hissini hayallerle canlı tutmamı sağlıyor. Başında yaptığı konuşma da beni çok etkiliyor. Bu yüzden her defasında dinlerken o konuşmayı da atlamıyorum kesinlikle. Tam da yukarıda konuştuğum şeyi anlatıyor aslında. Diyor ki; lise zamanlarımda çok zorlu geceler geçirirdim, kaygı içerisinde. Ertesi gün okula gitmek ve dünyayla yüzleşmek istemezdim. İşte o zamanlar bütün gece babamın odasına kapanır ve bu şarkıyı dinlerdim. Ve ekliyor; Carol (Carol King şarkının bestecisi) senin benim arkadaşım olduğuna inandım.
İçimde bir inanç var benim de. Bir yerlerde bir arkadaşım var. Aramızda özel bir samimiyetin olduğu. Bu şarkıyı dinlerken hep onu düşünüyorum. Bu nasıl bir arkadaşlık diye düşünürseniz; Vincenzo diye bir dizi var. O dizide bir kadın avukat sevdiği mafya avukatını uğurlarken ki bu kişilerin ortak bir mücadelesi vardır ve bu mücadele sırasında birbirlerinin dostu haline gelmişlerdir, diyor ki: Arkadaşlar tek vücuttaki iki ayrı ruh gibidir ve sen yaralanırsan ben de acı çekerim.
Bu kadar zaman geçmesine rağmen hala arayışta olmak da umut verici. Daha yaşanacak hikayelerim var demek ki. İçimi yumuşatan bu şarkıyı sizlerle paylaşıyorum.
Lady Gaga - You've Got A Friend
Yorumlar
Yorum Gönder